Kayıtlar

ÇÖP

Resim
  Celallenip köpürüp yerli yersiz her şeye, Oturup kafiyeli, ağzımı bozamam ben. Bir çocuğun ayağı üşürken karşı evde, Türkistan dağlarına şiirler yazamam ben. Havayı taşlamakla geçti şu kadar yaşım, Ağrısız ne bir sabah ne akşam gördü başım, Yaralı parmağıma işemezken soydaşım, Paris’e, Moskova’ya, Fizan’a kızamam ben. Kırmızı bir iz kaldı, bin sene ardımızda, Çıkıp da uluyacak hal mi var kurdumuzda? Cefası üstümüze tapulu yurdumuzda Ne rahat durmak mümkün ne gezip tozamam ben. Çevresinden dolaşıp makamlı şerefsizin, Soluğunu kesmekle bir avuç önemsizin, Avunmak adamlık mı? Lan sizin olsun, sizin… Sarhoş olup çer çöple, uyuşup sızamam ben. 18/03/2022 20:45

Zeynep'e Mektup - 2

Resim
Sesini kapattı zaman aklımın, Kafamda sadece adın çalıyor. Çiçeği eksilse yedi iklimin, Gönlümde, gönlünden ödünç alıyor. Şaşırmam dünyanın çarkı kırılsa, Şaşırmam; alemin binbir hali var. ‘Zeynep bu güzellik var mı soyunda’ Diyenin aklına şaştığım kadar. Varlığın saadet, yokluğun sızı, Burnumun direği bile sızlıyor. Titriyor kalbime yazdığın yazı, Bilmem ki kim kimi böyle özlüyor? Bulut mu takılmış benim bahtıma? Üstüme iniyor sanki gökyüzü… Kurulup oturdun gönül tahtıma, Adın çeviriyor gece-gündüzü… Şaşırmam sabrımın taşı çatlasa, Hasretim dağları delse, hakkıdır. Yaşamak dediğin -vuslat olmasa- İnsana zulümdür; ölse hakkıdır… Varlığın mutluluk, yokluğun çile, Ortası olmuyor, ne kadar tuhaf… Çok kafam atıyor döktüğüm dile, İçimden geçene yetmiyor ki laf. 17/03/2022 20:00

SAİD-İ KÜRDÎ ve Türkçülük Düşmanlığı

Resim
  Bitlis’in Hizan ilçesinin Nors (Nurs değil) köyünde doğmuş, nüfusa Said Okur adıyla kayıtlı bir Kürt’tür. 9 Yaşında Abdurrahman Tagi adında bir şeyhin yanına girmiş. 10 yaşındayken, kendi deyimiyle “ büyük bir kahramanlık tavrı ” takınmış. O şeyh de bunu yanından kovmuş. Aynı yıl, Nakşibendi tarikatına girmiş. Oradan da kovulmuş. Buradan da Arvas’a gidip Emin Efendi adında bir şeyhin yanına sığınır. Orada da sorun çıkardığı için kovulur. Van Gevaş’tan, Bayezit Erzurum’a, oraya buraya gider durur. Gittiği her yerden kovulduğu için, bu cahilin Şerif Mardin gibi sevenleri “ 20 yıllık eğitimi 3 ayda tamamladı ” diyerek meseleyi kıvırmaya çalışır. Yandaşlarının yazdığı hayat hikâyelerine bakılırsa 13 yaşında Bitlis valisinin kızlarına ders vermeye başlamış. Ondan çok öncelerde bazı aşiretlere çeki düzen vermek gibi önemli görevlerde bulunmuş. İslâm peygamberi “ ihtiyaç olduğu için ” buna Kur’an ilmi vermiş. “ Okyanusu’l Basit fi Tercemeti’l Kamusi’l Muhit ” adlı 5296 sayfalık bir sözl

OTUZBEŞ YAŞ ÜZERE

Resim
Saçımda, sakalımda bunca yılın hakkı var, Bahtımın hilafına, tel be tel aklaşıyor. Hayatın müddetinden ne anlasın martılar? Asıl benim uçmamın zamanı yaklaşıyor. Eski telden çalmıyor artık eski şarkılar, Ya ben takılıyorum ya taşlar sıklaşıyor. Arzulanmaz oluyor, akıl almaz arzular, Tek nefeste çıkılan yokuşlar yoklaşıyor. Azalırken, öfkeden, kinden yana duygular, Takvimden düşen yaprak, saçta ak çoklaşıyor. Eskimeyen sadece umut, umut, umut var! Bayrağım yükselmiyor; sevdam bayraklaşıyor. 23/08/2019

Zeynep'e Mektup - 1

Resim
  Bilmem bu güzellik var mı soyunda? Varsa da kimseye kalmamış Zeynep. Seni hangi kuvvet güzel kılmışsa, Kimseyi o kadar kılmamış Zeynep. Çizen var karayı, göğü, denizi, Eserde görünür ustanın izi, Yaratan, topraktan yaratmış bizi, Seni aynı yerden almamış Zeynep. Her zaman, her sırra cevap aranmış, Belki de kâinat buna adanmış, Kaç aşık, kaç bin yıl gezmiş, dolanmış, Hiçbiri dengini bulmamış Zeynep. Yarenim âlemin her zerresiyle, Görmedim, güldüren bir gülmesiyle, Hiç kimse görmemiş dünya gözüyle, Hiç böyle rüyaya dalmamış Zeynep. Hani, güzel deriz, mevsim baharsa, Toprakta bin türlü çiçek açarsa, Varlığın, varlıkta güzel ne varsa, Toplamış, sanki hiç salmamış Zeynep. Kaç ömür harcamış en usta eller, Resimler, şarkılar, taştan heykeller... Seninle ölçünce çok çaresizler, Olmamış, olmamış, olmamış Zeynep. 17.11.2021 14:00

SEBAT

Resim
Kimin kitabında düşmek var ise, Kalkmayı eklesin, daha bitmedi. Ergenekon olsa şüphe, vesvese, Çıkmayı eklesin, daha bitmedi. Son mermi sürülür elbet namluya, Talih oyun etmez, düz hesaplıya, Sevdalı yiğitler kara kaplıya, Sıkmayı eklesin, daha bitmedi. Düşmedi boynumuz, gelmedik dize, Yamulan yollar da çıkacak düze, Kim yıkık yazdıysa şu alnımıza, Yıkmayı eklesin, daha bitmedi. Anlamaz ne sultan, ne hünkâr, vezir... Bu millet derdini taşlara kazır, Son kurşun, son tekme, son yumruk hazır, Çakmayı eklesin, daha bitmedi. Kavgadan kaçış yok, itle, şirretle, Hayatta kalınmaz bu merhametle, Herkes talihine biraz nefretle, Bakmayı eklesin, daha bitmedi. Kim varsa düşünen kendi başını, Yoklasın kurduğu cennet düşünü, Gün gelip koluna ecel kuşunu, Takmayı eklesin, daha bitmedi. Kim varsa milleti kendinden bilen, Milletle ağlayan, milletle gülen, Sinerek yanmayı aklından silen, Yakmayı eklesin, daha bitmedi. Herkes kendisini silsin defterden, Doğrulsun yiğitler düştüğü yerden, Birlikte, yan ya

MÜMKÜNSE

Resim
Taşarsa derdimi taşa söylerim, Halimi sormasın kimse mümkünse. Kırılsa, yarılsa, yansa bir yerim, Yaramı sarmasın kimse mümkünse. Vallahi hasmımdır bir selam veren, Dağıtıp çıkıyor her yere giren, Olur da çıkarsa rüyada gören, Hayıra yormasın kimse mümkünse. Güvenen kaldı mı pişman olmamış? İnanan kaldı mı yara almamış? Nankörlük bilmeyen hayvan kalmamış... Kula şaşırmasın kimse mümkünse. Ne kinden bu halim, ne de öfkeden, Anlamaz ardına bakmadan giden, Sırtına sırtına bıçak girmeden, Sonuca varmasın kimse mümkünse. Gün olur insanın bardağı taşar, Dokunan herkesin feleği şaşar, Düşmez ya; olur da bir işim düşer, Elini vurmasın kimse mümkünse. Sadece bir küçük vefa umarak, Saçıma kır düştü, sakalıma ak, Çok rica ederim; bir günü bırak, Bir an ayırmasın kimse mümkünse. Sabırla dişimi sıkmaktan bıktım, Hep sırtı yaralı çıkmaktan bıktım, Sürekli geriye bakmaktan bıktım, Arkamda durmasın kimse mümkünse. Sevgiler hesaplı, duygular plan, Arzular geçici, umutlar yalan, İçinde adımın geçtiği fa